19 Şubat 2011 Cumartesi

GÖÇEBE...

annemlerden döndüm,evimdeyım diyemiyorum,görümcemdeyim.zaten içimden eve geçmek gelmiyor.canımı sıkıyor,ruhumu daraltıyor,nefes alamıyorum o evde...
tam beş yıldır kesinlikle alışamadım.
bana göre değil diycem ,abartıyorsun diyeceksiniz.ama yok bana değil,kimseye göre değil...
eşimde sevmiyor ama mecburiyet diyoruz.
neden mecbur bıraklır bir insan.neden sevmediği,bağdaşmadığı bir çatı altında tutulmak istenir,neden büyükler aileyi bir arada tutmak çabasını birbiri ile gecinemeyen beyınleri tutsak etmekte bulur.aynı binada oturmak ne zordur bilirmisiniz.ne acıdır.güzel yanı yokmu diyeceksiniz,var elbet...ama ben acısını ,zorluğunu tattım hep,gözümde hiç iyi yanını canlandıramyorum.hep göçebe yaşadım ben,hep...
hep çantam hazırdı.hep giderayak girerdim eve...kuzeyın doğumu beni eve bağlayacak diye çok üzüldüm amacım eve bağlanmak kalmak değildi.
amacım o evde olmaktı,nefessiz kalmaktı.bes katlı bir bina hayal edin,en alt kat kiracı,giriş görümcem,üstünde ben,üstümde eltim ve en üst katda imparatorluğunu ilan etmiş eşimin annesi ve babası...yerleşim yeri olarak gelişmemiş,komşuluk yok,insanlık yok.cahillik hat safhada...
insan ilişkileri berbat.ben bes yıldır arka blakonumdaki kadını tanımam,bikaç kez çamasır asmak için çıktım çocukları öcü muamelesi yaptı,elli kere balkona çöp koyma dedim ,kadın abarrtı mangal yaktı...yok ,bağdaşamadık.
binada kimse yok zaten ,herkez işte .haftanın iki kaynanam da yok.olsada ben oturup tüm gun kadın programı izleyecek ,dedikodu yapacak bir tip değilim zaten.
herneyse bunları anlatıyorum size ama neden sevmediğimi bilin diye.
ve o binada kmse mutlu değil,kimse orada oturmak istemyr,ama şartlar elveriyor demek ki hiçbirimiz ayrı bir eve çıkamıyorz,belki canı gonulden istesek yaparız ama beynımız öle yıkanmıştı,öl buyuk manevi baskı altındayız ki ,yapamıyoruz adım atamıyoruz.
ne acı...ne buyuk acı...
oyuzden ne kadar uzak kalırsam ben okadar mutlyum...evime evim diyememek ne acıdır.esyalrımı eskiterek kullanamamak.dokunamamak.
insan evinde huzur bulmalı.rahata ermeli.oh demeli...üst katından gelen kavga seslerinin kardeşine ait olduğunu bilerek,onun üzüntüsüne şahit olarak,hıçkırıklarını duyarak hangi isanoğlu başını yastığa huzurla koyar ,söleyin...
olmuyor...
sen evinde bayram havasında da yaşasan hayatı,cevrende varsa kara bulutlar sızar kapından ,pencerenden gelir dolar içeri.
özelimiz yok mesela.ben istediğim kıyafetle dolaşamam evin içinde ,hean biri gelebilir,heran kapı çalablir,komşun olsa,müsait değilim dersin,alınmaz acmasın yada kapıyı,yada komşund edek anahtar yoktur meraktan açmaz kapını...
sen o gun yemek yapmaz istemezsin,dışarda yersin belki,ama aynı binada bu cok zor ,elli kafadan ses cıkar,birine misafir gelse yanına gitmezsen ayıp olur,gidersin surat olur.
bana misafr geldiğinde,en basitı annemler,ben hiç yalnız ağırlayamam,hiç misafirme göre hazırlık yapamam hep fazlasını yapmam gerek ya gelen olursa.
yalnız çıkamazsın bir hafta sonu,yalnız gezemezsin bayramda seyranda...
kafile gibi gezeriz biz gezmek denirse onada...
mesela benim eşim bendn çok herkesin eşidir,babasıdır,abisidir,kardeşidir...herkesin herseyıdır.
ama bazen okadar bölünüyor ki bana ,benim olacak hiç birseyi kalmıyor.
çok yakındım değil mi.

ama çok acı,canım yanıyor.
içim sıkılıyor.bir yerlerde göçebe yaşamak değil benim arzum...
benim olsun,yuvam olsun ,bana ait huzur dolu ufacık bir oda olsun...ama en önemlisi kafam rahat olsun...sevgiyle kalın dostlar...

2 yorum:

Sedo kız dedi ki...

Üzüldüm Özge,çok zor yaşadıkların tahmin edebiliyorum,çok yakın bir arkadaşım yaşadı aynı sıkıntıları,evlilikleri kaç kez direkten döndü...sonunda taşındılar ama çok badire atlattılar.Yok mu sizin için de bir çıkış yolu ?
sen de sevgiyle kal :))

minik kelebeğim dedi ki...

sedacım;destek olduğun cok tesekkur ederim.bir çıkış yolumuz var oda bugun belli olacak nasipse hakkımızda hayırlısı diyorum...