13 Aralık 2011 Salı

EN ORGANİK YENİ YIL HEDİYESİ

2011'i devirirken sizlere verebileceğim en büyük hediye ne olabilir diye düşündüm taşındım veee buldum:)
tabi kiiii en organık yenı yıl hediyesinin adresi...
batı'nın organik bahçesinden hasır sepet içerinde tüllerle süslü bir şölen sizi bekliyor.

bunları yapan anne sevgili ''melike hanım'' yani organık anne:)
biz ona mama anne de diyebiliriz -neden-?
çünkü;kuzey tüm corbaları ,yemekleri yemeği redederken sade ve sadece sabah akşam ''tarhana corbası'' yedi,kim yapmıştı bu mısler gıbı organık,katkısız bebek tarhanasını tabı kı melike teyzemiz,elleriyle tarladan topladığı domateslerden faydalı mı faydalı bır tarhana yapmıştı cocuklar için.
size şiddetle bunuda öneririm anneler,gönül rahatlığı ile bebeciklerinize ve cocuklarınıza yedirebilirsin hatda bu nimetden sizde faydalanın bence bız severek oğluma eşlik ediyoruz...
bitince ne yaparız diye hıc düşünmüyoruz çünki''batının bahçesi'' var nası olsa...

birazda yenı yıl hediyesinden bahsedelim...
insan sıkılıyor belli bir zaman sonra değil mi acaba ne alsam diye düşünmekten ozaman düşünmeyın anacım melike sizin için düşünmüş ve çok sık bır sepet hazırlamış buyrun fotosu:

yanda görmüş olduğunuz sepetin içinde bulunanlar:
*2 KİLO NAR
*2 KİLO PORTAKAL
*2 KİLO MANDALİNA
*1 'ER KİLO KURU İNCİR VE KESTANE

iletişime gecmek isteyenler için adres:
BATI'NIN ORGANIK BAHCESİ
 SEVGİYLE KALIN ANNELER,BLOGDAŞLAR...

10 Aralık 2011 Cumartesi

20 AYLIK


benim tatlı oğluşum iki yaşına mı girecekmiş,vayyy beee:)))
büyüdü gerçekten,zamanın hızına yetişemeyen ben yıne bakakaldım ...
boyumuz:85 cm
kilomuz: 12.300

hiperaktıf ,huysuz,uykusuz,ağlak bır modda devam ediyoruz herşeye...
uyku sorunumuzda değişiklik yok hersey bilindiği uzere aynı,uyutamıyorum,hatda geceleri gözleri fal taşı seklinde deviriyoruz.artık ben pes edip ağlama noktasına geçiyorum ama kuzey paşa oyun modundan çıkamıyor...
aklınıza gelecek tüm yöntemleri denemiş olmama rağmen bir düzen kuramadım...
artık uyku danışmanına başvurmayı bile düşünür oldum...
uyku sorunu çözülecekmiş gibi görünmüyor kanımca böle gelmiş böle gider özge diyenler bile var:(
yalnız şu ara iki yaş sendromu içinde bulunduğumuz için ben bu donemi daha az zararla ve ona en cok faydalı sekilde atlatmak istediğim için pedogog görüşmesi yapmak istiyorum...
bize vurmaya çalışıyor,hatda kızdığı ve istediği olmadığı tüm noktlarda eli hemen havada,tüm tv de konusan doktorları dinlememe rağmen,internetde araştırıp okumama rağmen ,yok vazgecmiyor,kendisi vuramıyorsa bizden tepki vermemizi istiyor ''anne ehh ehh yap '' diyor...
kimsede durmuyor,kimse ona dokunmasın,ellemesin,yanına oturmasın...
yalnızca bana düşkün bu aralar,kanguru misaliyiz,hep yan yana,sürekli temas halindeyiz...
geçici bir donem olduğunu düşünmek istiyorum...
hala kucakta geziyor bu bebe ,düşünün 20 aylık oldu dana kadar kucağıma mı sığıyor sanki tabi ki hayır...
onu tasımaktan sol yanım çökecek bir gun...
asla asla elinden tutup yürütemıyorum bu durumda benım için bir yere gidip gelmek eziyet oluyor hak verirsin ki...merdiven çıkmaz asla benım kucağımı ister,yol yürümez,bırakayım da zorlasam yapar dedim yok nerdeeeee:))) atıyor kendini yere vuruyor kafasını  nereye denk gelirse anında aclıyor çeşmeler ağlıyor deli gibi

konusması da aynı ölçüde zorlamıyorum zaten biz herseyı cok gec yaptık 14,5 aylıkken yürüdü...konusmasıda zaman alacak biliyorum...
şu ara sölediği kelimeler hala cümle yerıne gecemedi...
'' anne-baba-dede-mama-gel-sus-dedoooo-babooo-bebek-mimi-gol-top-çiş'' gibi kelimeler sölüyor...
gece beslenmesine hızlı gırıs yaptık mutlaka 150 cc sütunu içmeden tutamayız onu ne guzel oysaki bırakmıstık.
hala tuvalet eğitimine baslamadık.doktorumuz acele etmeyın zamanı gelince o sıze ilk sinyali verecektır dedi.
şimdilik bizden haberler böle...

13 Kasım 2011 Pazar

NE SENDROMMUŞ YA!!!

selam!!!
şükür kavuşturana değil mi?
çok uzun zaman oldu yazmayalı,kafam da biriktirdikçe çoğu şeyi bir bir siliniyor zamanla,o anda kağıt kalem de olmazsa işte durum bu...ben dertlerimden en vahim olanını yazmak ,dertleşmek istedim...eminim ki vardır aranızda aynı durumu yaşayan çocuğu iki yaşında olmuş olan...
zor ve meşaketli şeymiş anacım iki yaş anası olmak...
nemenem bişiydir bu ya,aynen ergenlik tarzı bir olay...anlaşılmıyor ,anlatılmıyor sadece yaşanıyor...
kuzey 19 aylık artık...
girmesi beklenen iki yaş sendromuna adım atmış bulunmakta kendileri...
zor bir süreç,anne ve baba için ise yıpratıcı...
tanıyamıyorum oğlumu,huyu-suyu herseyı değişti...ona nasıl ayak uyduracağımı şaşırdım...ne yapsam da mutlu olsa ağlamasa,en azından ağlamadığı zamanlarda mızırdanmak durumunda kalmasa ...
şu ara herşeye çığlıklarla cevap vermekte,istediği şey olmadığında kendini korumaksızın yere atıyor,kafası gözü nereye gelmiş umrunda değil,belli canı yanıyor ağlıyor,eğer ki bırak ağlasın susar elbet diyip kendi haline bırakırsak ki vay halimize arkadaş!!!
işte o vakit toparlayamıyorum kuzey'i.o nasıl bir ağlamaktır,kusma derecesine varana kadar...
dediği elbet oluyor eninde sonunda... kendi bildiği doğrusunun yanlış olduğunu öğretmek ''atomu parçalamak''kadar güç şu sıra,hele yapma oğlum demek kuzey ile bir iç savaşın başlangıcı...
sürekli tepkili,sürekli el havada ,eğer ki sinirini alamazsa şiddet eğilimi içine bile giriyor ama bu asla çevresine yada oyun arkadaşlarına karşı olmadı sadece anne-baba-anneanne-dede gibi çok yakın çevresine...
öpüyoruz,yapma oğlum diyoruz,seviyoruz ,cici diyoruz yok yok yok,o bildiğini okumaktan asla geri kalmıyor...
uyku saatleri şaştı hiç bahsetmek bile istemiyorum bundan,beni en çok yaralayan ''yemek yeme'' problemi...
asla ve asla kahvaltı öğünü yok,yemiyor,sevdiği bir şey yoksa masada ağzını açtıramazsın zaten...
mis gibi vitamin dolu çorbaları yemediği için kaç kez döktüğümü ben bilirim,ağlama noktasına gelerek...
sadece süt var hayatında,süt ile yaşıyor,aç ama doymuyor tabi bölelikle bol huysuz oluyor...
çare bulamadık şimdiye kadar,neler yapmadım,sevimli hallere mi getirmedim yok işte...
yaşamayan bilemez çok zor...
sürekli dip dibeyiz,sürekli kucağımda,kafamda...
yapışık ikiz gibi olduk artık,onunla wc'ye gıtmek durumunda kaldığım zamanlar dahi oluyor ,o derece...
asla yürümek istemiyor,adım atmasın aman paşam yorulur 19 aylık oldu hala kucak tepelerinde,yaşıtları koşturmaktan keyif alırken bizim ki hala bebeler gibi kucağımızda...
elinden tutup ne zaman yürüyeceğiz birlikte acaba...
birde bu duruma sürekli salça olan aile büyükleri var,sen yaptın bu çocuğu böle,bırak azcıkda yürüsün,bacakları açılsın,ama sen alıştırdın kendine, ya siz geldiniz de öcümü dedim ben çocuğa,gelmiyor işte kimseye,sevdirmiyor kendini ben mi öğütlüyorum at kendini yerelere oğlum diye...bide bunlarla uğraş dur...
oysa ki elimden gelenin fazlasını yapıyorum biliyorum,kimsenin de anneliğime laf edecek tavırlar sergilmesini istemiyorum zaten sendromlu bir çocuk annesiyim ,bu geçiş süresini ikimiz içinde en az yıpratıcı olarak atlatmak istiyorum,bırde bu duruma salça olanların en yakınım,ailem  dediğim kişiler olunca işin rengi dahada değişiyor...
bu da geçecek,atlatıcaz...
önerileriniz varsa daima açığım...
bu yollardan geçeniniz vardır eminim...
sevgiyle kalın sevgili annelerim...

18 Ekim 2011 Salı

SON ZAMANLARDA BİZ...

neler ,neler değişiyor gün ve gün hayatımızda...
hızına yetişemediğim hayat tazı misali hep bir adım önümde,bende tavsan misali hep arkalarda,önüme geçip suratıma bakıp nanikkk yapıyor bana her seferınde...
kayıt altına alamadıklarıma hayıflanırken,daha yazacaklarımın planını yaparken hep bir yeniler karşılıyor beni...
son zamanlarda kuzey mesela,neler yapar ne yer ne içer ;buyrunuz:
*bir sey yemez içmez:) dişmidir bilinmez bu iştahsızlığın sebebi ,damak tadımı oluştu kimbilir ama huysuz aksi cocuğum yemekle de inatlaşır oldu...kahvaltı yapmak çin işkencesi,yemek yemek zorlu bir yokuşu çıkmak gibi:)

*kış ayına girdik malum,hoş ne kadra yaz yasadık zaten tartışılır emme velakın benim oğluşum ayağında corap tutmaz,sırtında yelek koymaz oldu...her defasında benden fırsta buldukça bakıyorum soyunmuş duruyor,kıs kısda gülüşü var ki ahh ahhh:)

*işine gelince tek tük kelimeler çıkıyor ağzından,işine gelmediği vakit ise benim adım uzun uzun eeeeeee işte:)

*şu ara herseyı anlar oldu maşallah,getir götür işlerinden anlaması beni en cok sevindiren olay,hevesle bana bir bardak su getirceği gunu ,bakkaldan ekmek alacağı zamanı kollamaktayım...

*kuzey kendini bildikçe ten temasından kaçınır oldu,onun ayında cocuklar sarılmaktan,öpmekten ,dokunmaktan haz alırken bizim ki deli gibi kaçıyor,arkadaslarından biri olduda ona sarılmak istedi ağlıyor,allahtan vurma ,itme gibi zarar verici huyları yok,sadece tek sorun benım onu sevmemi de istemiyor sıkılıyor,şöleeee uzun uzun sarılacağımız gunu bekletemekteyim...

*dün doktor kontrolundeydik,18.ay asımızı olduk...
boyumuz 85 cm
kilomuz:12.200

haaa;birde şu anda hayatımızda en buyuk etken doktor kontrolleri,allahım nasıl ağlıyor,çığlık kıyamet,bir ara kusacak yada bayılacak sanıyorum böle tepki veriyor işte ne olur sonu nasıl care bulurum bilmiyorum....

beşiğinde yatan cocuğum ,babamız yüzünden yaz basından bu yana bizimle uyumakta,yatağın kenarında tek yone doğru yatmaktan bir yanlarım çürüdü gercekten...
nasıl vazgeçirmem gerekli ki???
önce babasına anlatmam gerekli bence...
* mesela öncelerde altını değiştirmek iişkence iken şimdilerde kaka yaptığında kendisi alıyor geliyor bezini,yere yatıyor ve sessiz sakınce ben de temizliyorum bu cok hosuma gidiyor...
*babası işten her gelişte onu kapıda karsılıyor ve elinde olan poşeti alıyor sanki ona alınmış birseyler olduğunu sezinliyor beklentiye girmeye baslayacak korkuyorum...
çocuk yetiştirme konusunda baba kişisi ile bu kadar zıtlaşacağım aklıma gelmezdi...
ne yapıcaz...
ortak noktalarda cok zor buluşur olduk ben hayır dersem o evet diyor,o evet diyor ben olmaz öle sey diyorum
gun içinde pamuk yaptığım cocuğu akşam bir yada iki saat içinde tam anlamıyla haşarı bir terminatöre dönüştürüyor...
oyun oynamaktan bir haber durumdayız coğu zaman,kırmak ,atmak ,fırlatmak en buyuk hobımız...
zamanla aşarız bunu umuyorum,kitap okumak en buyuk hayalım mesela ne zaman yaparız bekliyorum,şimdilik sadece kafama fırlatırken göruyorum ona aldığım  kitapları:(((
bizde şimdilik  durumlar budur annelerim,blogdaslarım...
son zamanlarda biz ,çokda adını koyamadığımız haller içindeyiz...
fotoda paylaşmak çok isterdim ama nedense ben farkettim uzun zamandır hiç çekim yapmıyorum...

1 Ekim 2011 Cumartesi

DERMAN AKTAR

sevgili blogdaşlarım:))
benim çok sevdiğim bir blogum daha var
severek herseyı ,tüm bildiklerimi,birikim ve paylaşımlarımı size aktardağım bir blog
aktıf olarak cok ağırlık veremesemde yazmaya cabalıyorum
orada da beni yalnız bırakmazsanız çok sevinirim
sevgiyle kalın e dostlar:)))
buyrun özge annenin derman aktarıişte burada...TIK TIK TIK TIK:))))))

30 Eylül 2011 Cuma

NURTURİA KIPRAŞMASI-yıne:)

uzun zaman gecmedi aradan:)
ben hazır annemdeyken bir kez daha bir araya geldik...
bu sefer yeni tanıdığımız anneler de oldu grupta hersey yıne superdi...
biz oğlumla çok keyıf aldık...
işte size bir kaç kare...bu da böle guzel bir anı kalsın blogumuzda...


burada ben bilerek bu pozu verdim,seviyorum deliliği:))) içimde hıc buyumeyen bır cocuk var...

28 Eylül 2011 Çarşamba

NURTURİA KIPRAŞMASI



 ey sevgili anneler;
ben hayatım da tanıdığım ,bağlandığım,sevdiğim kadınları hep net ortamından buldum...
hiç pişman olmadım şimdiye kadar da...
karşılıklı birbirimizi pek çok severiz:)))) hehhehe...
neyse bugun yenı yenıden bir kıpraşma daha yaptık,toplandık yanı,bu kıprasma deyımı nurtıden takıldı dilime...
annemler de toplandık cok keyıfli bol cümbüşlü bir toplantı oldu...
sohbetler bolcaydı...bebeler deseniz bayaca kudurdu...
acayıp lezzetli mamalar yaptık kendimize,bebeler için ise ben somon balığı corbası yaptım menude bu vardı bu sefer...
kesinlikle hayatınızda nurturia yoksa gelin diyorum başka bir sey demek istemiyorum...
ben iyi ki ,iyi ki gelmişim,çok svegili kadınlar tanımışım...
yüreği guzel annelerim benim...
NURTURİA KOCAMAN BİR AİLEDİR
lütfen bu sözümü yabana atmayın...
pişman olmayacağınızı temin ederim ve hatda hatda garanti veririm bu kadra da net sölüyorum gerisini siz düşünün gariiiii:))))